Yapı Malzemesi Şirketleri Sosyal Medyayı Neden Görmezden Geliyor?

Yapı Malzemesi Şirketleri Sosyal Medyayı Neden Görmezden Geliyor?

Yapı malzemesi üreticileri, sosyal medya söz konusu olduğunda müşterilerinin gerisinde kalıyorlar. Üreticilerin akıllı birer pazarlamacı olmaları gerekiyor. >

En yeni pazarlama araçlarını satıcılarından, müteahhitlerinden ya da yüklenicilerinden daha önce benimserler; ya da en azından müşterilerine ayak uydurabilirler sanıyoruz. Ancak durum öyle değil.

İşte yapı malzemesi üreticilerinin sosyal medyada geride kalmalarının 5 nedeni:

1. Yaş farkı

Çoğu yapı malzemesi firmasının kıdemli liderleri, görece yaşlı kişilerdir. Bu kıdemli çalışanlar, bildiklerinin dışına çıkmayı tercih etmiyorlar. Yapı fuarlarına ve reklamlara hakimler. Ve web siteler hakkında birkaç şey biliyorlar ancak bu bile muhtemelen pek güncel değil. Uygulamaları ve mobil aplikasyonlara yeni yeni alışmaya başlıyorlar. Aslında aplikasyonları tam olarak anladıklarını sanmıyoruz. Bizce, kullandıkları aplikasyonların -çok başarılı olmasalar bile- onları havalı ve inovatif biri gibi gösterdiğini düşünüyorlar.

2. Anlamamak

Bizce çoğunluğu, iş için geçerli olan tek sosyal medya mecrasının LinkedIn olduğunu düşünüyor. Buna rağmen bile, LinkedIn’i sadece yeni bir iş bulmak için bir araç olarak gördüklerini düşünüyoruz. Birçoğunun platformdaki gruplara katıldığını görmüyoruz.

Onlar için Facebook yalnızca kişisel kullanım içindir ve zaten kim şeffaf olmak ister ki? Genç ya da ünlü olmayan, Twitter nedir onu bile bilmiyor.

Şimdi ise Pinterest, Houzz ve Instagram gibi yeni programlarla karşı karşıyalar. Herhalde bunların kendi kendine birden aydınlığa kavuşacaklarını sanıyorlar. Sorun şu ki, böyle bir şey olmayacak.

3. Kontrol ihtiyacı

Pazarlama dünyasında onlar, marka mesajı üzerinde oldukça fazla kontrol sahibi olmaya alışıklar. Bir şey söylemek istediklerinde, medyaya uyacak bir mesaj geliştirecek bir kreatif ekibe sahipler. Daha sonra mesajı, onay almak için yasal, teknik ve pazarlama da dahil olmak üzere çeşitli departmanlara yönlendirirler.

Mesaj, daha sonra, izleyicilerin kolaylıkla yanıt vermesine ya da etkileşime geçmesine izin vermeyen bir yöntemle kitleye iletilir. Hoşlarına giden yöntem budur.

Sosyal medyaya meraklı birinin, şirket için sosyal medya hızıyla iletişim kurması fikri, onları tedirgin eder. Ve müşterilerin onlara cevap vermesi, belki de aynı fikirde olmaması fikriyle pek barışık değillerdir.

4. Geçmişi terk edememek

Bütçelerine bakarlar ve genellikle her zaman ne yapıyorlarsa onunla başlarlar. Bunları bitirdiklerinde de, şükürler olsun ki, sosyal medyaya harcayacak paraları kalmaz. Bir sene için daha paçayı sıyırmış olurlar.

Geçmiş aynı zamanda, ürünleri satmak için de mesajları kullanmakla ilgilidir. Müşterilerin, satılmayan kaliteli içerikle doğru karar almalarına yardımcı olma fikri de onlara mantıklı gelmiyor.

5. Bilinmeyenden korkmak

Bir fuarda, bir reklamda veya yeni bir web sitesine ne olduğunu biliyorlar. Sosyal medyada ne olacağı hakkında ise hiçbir fikirleri yok. Ne yapmaları gerektiğini az çok biliyorlar ancak içine dalmaktan çekiniyorlar.

Son büyük problem de nasıl ölçüp tartacaklarını bilmiyor olmaları.

Bir malzeme üreticisi devreye girmezse, rakipleri girecektir. Şirket ne kadar büyürse, sosyal medyaya karşı o kadar büyük direnç oluşur ve daha küçük şirketlerin onlardan satış kapmaları için daha çok fırsat çıkar.